Arabuluculuk ve tahkim arasındaki temel fark nedir?

Arabuluculuk ve tahkim, uygun uyuşmazlıklarda mahkeme dışında çözüm için başvurulabilen iki farklı yöntemdir. Arabuluculukta tarafsız ve bağımsız arabulucu, tarafların iletişimini ve müzakeresini kolaylaştırır; tarafların yerine hüküm kurmaz. Tahkimde ise uyuşmazlık hakem veya hakem kurulu tarafından incelenip karara bağlanır. Bu nedenle yöntem seçilirken yalnızca süreçlerin mahkeme dışında yürütülmesi değil, çözümün kim tarafından ve nasıl belirleneceği dikkate alınmalıdır.

Arabuluculuk sözleşmesi ile anlaşma belgesi aynı şey mi?

Tarafların arabuluculuğa başvurmayı kararlaştırması, süreç sonunda uyuşmazlığı çözen anlaşmadan farklıdır. Başvurma iradesi mevcut sözleşmeye bir şart eklenerek veya ayrı bir sözleşmeyle ortaya konulabilir. Sürecin sonunda yapılan anlaşma ise ödeme, teslim veya diğer uyuşmazlık konularında tarafların kabul ettiği çözümü düzenler. Bu iki belgeyi aynı ad altında değerlendirmek, tarafların hangi yükümlülüğü üstlendiği konusunda belirsizlik yaratabilir. Arabuluculuğa başvurmayı kabul etmek, karşı tarafın her teklifini kabul etme taahhüdü değildir.

Arabuluculuğa başvurma sözleşmesinde neler düzenlenebilir?

Taraflar arabulucunun seçimini, toplantı yeri ve yöntemini, ücret ve gider paylaşımını, gizlilik düzenini ve uzmanların katılımını belirleyebilir. İhtiyari başvurmaya ilişkin sözleşme için genel olarak özel bir geçerlilik şekli öngörülmemiş olmakla birlikte yazılı metin, kapsamın ispatını kolaylaştırır. Bu değerlendirme, arabuluculuk sonucundaki anlaşma belgesinin imza ve icra edilebilirlik koşullarının yerine geçmez. Dava şartı arabuluculukta ise kanunun öngördüğü başvuru ve görevlendirme usulleri ayrıca gözetilmelidir.

Tahkim sözleşmesi nedir, yazılı olması gerekir mi?

Tahkim sözleşmesi, belirli bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamının ya da bir kısmının hakemlere bırakılmasına ilişkin anlaşmadır. Ayrı bir sözleşme veya ana sözleşme içinde tahkim şartı şeklinde kurulabilir. HMK 412 ve Milletlerarası Tahkim Kanunu 4 kapsamında yazılı şekil aranır. Yazılılık yalnızca tek bir kâğıt üzerindeki imzaya indirgenmez; kanunun kabul ettiği iletişim ve elektronik kayıt biçimleri de dikkate alınır. Hangi uyuşmazlıkların tahkime bırakıldığı açık olmalı, uygulanacak tahkim rejimi somut ilişkinin özelliklerine göre belirlenmelidir.

Sürecin sonunda kim karar verir?

Arabuluculukta uyuşmazlığın çözümünü taraflar kabul eder. Arabulucu taraflara zorunlu bir sonuç dayatamaz; anlaşma sağlanmayabilir. Tahkimde taraflar çözüm yetkisini hakem veya hakem kuruluna bırakır ve hakem kararı bağlayıcı sonuç doğurur. Bununla birlikte arabuluculuk anlaşmasını bağlayıcılığı bulunmayan bir görüşme notu gibi görmek de doğru değildir. Tarafların kabul ettiği anlaşmanın hukuki sonuçları ve yerine getirilmesi, metnin kapsamına ve kanuni şartlara göre değerlendirilir.

Arabuluculuk anlaşmasının icra edilebilirliği

6325 sayılı Kanun’un 18. maddesi anlaşma belgesinin icra edilebilirliğini düzenler. İcra edilebilirlik şerhi veya kanunda belirtilen imza koşullarıyla ilam niteliğinde belge elde edilmesi mümkündür; zorunlu şerh aranan özel durumlar saklıdır. Dolayısıyla bağlayıcılık karşılaştırması yalnızca tahkim bağlayıcıdır ifadesiyle yapılamaz. Arabuluculukta sonucun kaynağı tarafların uzlaşması, tahkimde ise hakem kararıdır. Anlaşmanın içeriği, imzalar ve gerekiyorsa mahkeme incelemesi ayrıca kontrol edilmelidir.

Arabuluculuk veya tahkim şartına rağmen dava açılabilir mi?

İhtiyari arabuluculuğa başvurma şartı, tahkim şartıyla aynı usul etkisini doğurmaz. Dava şartı arabuluculuk kapsamındaki uyuşmazlıklarda kanuni başvuru koşulları ayrıca yerine getirilmelidir. Geçerli tahkim sözleşmesinin kapsadığı bir uyuşmazlık devlet mahkemesine götürülürse, süresinde yapılan tahkim itirazı HMK 413 çerçevesinde değerlendirilir. Tahkim sözleşmesinin hükümsüz, etkisiz veya uygulanamaz olup olmadığı da önem taşır. Öte yandan arabuluculukta anlaşılmış hususlar hakkında dava açılmasına ilişkin kural ile yalnızca arabuluculuğa başvurma şartının etkisi birbirinden ayrılmalıdır.

Hangi uyuşmazlıklarda bu yöntemler kullanılabilir?

Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemediği konular bakımından her iki yöntemin sınırları bulunur. HMK 408, taşınmazlar üzerindeki ayni haklardan kaynaklanan uyuşmazlıkları tahkime elverişli kabul etmez. Arabuluculukta ise 6325 sayılı Kanun’un 17/B maddesi, taşınmaz devri ve sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar için özel düzenleme içerir. Bu kapsamdaki anlaşmalarda zorunlu icra edilebilirlik şerhi ve kanuni sınırlamalar gözetilir. Bu farklılık, her taşınmaz uyuşmazlığının koşulsuz olarak arabuluculukla çözülebileceği şeklinde genelleştirilmemelidir.

Gizlilik ve delil kullanımı bakımından farklar

Arabuluculukta gizlilik ile belirli görüş, teklifler, kabuller ve yalnızca bu süreç için hazırlanan belgelerin sonraki yargılamalarda kullanılmasına ilişkin sınırlamalar kanunda düzenlenmiştir. Ancak önceden mevcut ve başka türlü de kullanılabilen bir delil, yalnızca arabuluculukta sunulduğu için kullanılamaz hale gelmez. Tahkimde gizlilik düzeni uygulanacak hukuk, kurum kuralları ve tarafların anlaşması üzerinden ayrıca incelenmelidir. Mahkeme dışında yürütülen her sürecin aynı gizlilik güvencelerine sahip olduğu varsayılmamalıdır.

Yöntem seçerken sözleşmede hangi noktalar açık olmalı?

Taraflar uzlaşma arayışı mı yoksa üçüncü kişinin kararını mı istediklerini belirlemelidir. Uyuşmazlığın kapsama girmesi, sözleşmenin şekli, masraflar, temsil yetkileri ve sonucun uygulanması birlikte değerlendirilmelidir. Önce müzakere veya arabuluculuk, sonra tahkim öngören çok aşamalı şartlarda geçiş koşulları ve süreler açık yazılmalıdır. Sürecin sona ermesi ile başvurma sözleşmesinin geçersizliği de aynı konu değildir; her biri kendi hükümleriyle incelenir. Açık bir metin, uyuşmazlık çıktığında hangi yolun izleneceği konusundaki tartışmaları azaltmaya yardımcı olur.

Sık sorulan sorular

Arabulucu tarafların yerine karar verebilir mi?

Hayır. Arabulucu uzlaşmayı kolaylaştırır; uyuşmazlığın çözümünü taraflar kabul eder. Tahkimde ise hakem veya hakem kurulu karar verir.

Arabuluculuk anlaşması bağlayıcı değil midir?

Bağlayıcı sonuç doğurabilir. İcra edilebilirliği ve ilam niteliğinde belge olması kanundaki koşullara göre değerlendirilir.

Tahkim sözleşmesi yazılı olmak zorunda mı?

HMK ve Milletlerarası Tahkim Kanunu kapsamında yazılı şekil aranır. Kanunun yazılı saydığı iletişim ve elektronik kayıt biçimleri de dikkate alınır.

Arabuluculukta sunulan bütün belgeler sonradan kullanılamaz mı?

Hayır. Kanundaki özel sınırlamalar saklı olmak üzere, başka türlü kullanılabilen bir delil yalnızca arabuluculukta sunulduğu için delil niteliğini kaybetmez.

Arabuluculuğa başvurma sözleşmesi anlaşma belgesiyle aynı mı?

Hayır. İlki sürece başvurmayı, ikincisi süreç sonunda tarafların kabul ettiği çözümü düzenler.

Kaynaklar ve hukuki dayanak